Ülkemizin deprem kuşağında yer alması, yapılan konutların kalitesini daha da önemli hale getiriyor. Küçük ve büyük çaplı depremlerin her an yaşanma riskine karşın, yapılarda kullanılan yapı malzemeleri ve beton kalitesinin önemi artıyor.

1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Dr. Tamer Saka, yapıların deprem yönetmenliklerine uygun ve kaliteli malzemelerden üretilmesi gerektiğinin altını çizdi. TÇMB Başkanı Dr. Tamer Saka, “Kaliteli malzeme, güvenli tasarım ve doğru yapım tekniği ile binaların inşası ve bunların etkin denetimi en önemli önceliklerimiz olmalı. İyi bir inşaat birçok bileşenden oluşur. İyi zemin etüdü yapılmış, iyi bir mimari projeye sahip, iyi mühendislik ile projeye uygun inşa edilmiş ve standartlara uygun kaliteli malzemeler kullanılmış, iyi işçilik hizmeti almış olması gerekir. Bu bileşenlerin her biri doğru uygulandığı zaman riskleri azaltmaktadır. Daha güvenli yapılar inşa etmemiz için yüksek bir ek maliyete katlanmaya gerek olduğu düşünülüyor. Oysaki beton ortalama olarak yapı maliyetinin %7,5’ini oluşturmaktadır. Çimento ise ortalama olarak % 3-3,5 arasındadır. Maliyet etkisi bu kadar küçük olmasına rağmen güvenli bina oluşturulmasında % 100 öneme sahiptir” dedi ve ekledi:

“Şu anda Türkiye’de mevzuata ilişkin altyapının eksiği olduğunu söylememiz zor. En son 2019 yılında deprem yönetmeliği yürürlüğe girdi. Dünya standartlarında bir yönetmeliğimiz var. Yaygınlaştırmamız gereken standart bir uygulama ve denetleme mekanizmasıdır. Kaliteli uygulama ve denetim konusunda atılacak çok önemli ve hızlı adımlar var. Biz TÇMB olarak bu konuda elimizi taşın altın koymaya hazırız. Az önce bahsi geçen bileşenlerin doğru şekilde takip ve kontrol edilmeleri ve bunların projede doğru kullanımını garanti alan mekanizmalar geliştirmemiz lazım. Tüketicilerimizin çok basit parametreler ile kaliteyi takip edebilir hale gelmesi lazım. Her binanın, az önce bahsettiğimiz bileşenler için verilmiş, kendi skoru olmalı. Vatandaşlarımız yaşadıkları binaların süreç hikayelerine çok rahatça erişebilmeli. Bina skorları alım-satımlarda, hatta kiralamalarda, ek yükler veya avantajlar sağlamalı. Tüketicilerimizin merak etmeleri teşvik edilerek, kendilerini de kontrol mekanizmasına dahil edilmeleri sağlanmalıdır. Eğer bunu gerçekleştirebilirsek, fark yaratacağımıza inanıyorum.”