Sağlık alanında son yıllarda öne çıkan yapay zekâ uygulamaları ve bu uygulamaların pratikte kullanım alanları İzmir’de bu yıl birincisi düzenlenen Uluslararası Sağlıkta Yapay Zekâ Kongresi 2020’de masaya yatırıldı.

Sağlık sektöründen farklı paydaşların ve uzmanların hazır bulunduğu kongrede gelecekte insanları ve firmaları neler beklediği konuları ele alındı. İki gün süren kongre çerçevesinde düzenlenen “Sağlıkta Yapay Zeka ve Gelecek” paneline Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Prof. Dr. Melih Bulut, Siemens Healthineers Grup Pazarlama Müdürü Evren Biron ve Umut Demirezen katıldı. Panelde soruları yanıtlayan Siemens Healthineers Grup Pazarlama Müdürü Evren Biron yapay zekanın görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinde yarattığı fayda ve artarak devam eden yenilikleri hakkında bilgi verdi. ‘Sağlıkta üretilen tıbbi veri 73 günde bir iki katına ulaşıyor’

Biron konuşmasında, “2010 yılında yapılan bir araştırma, sağlık hizmetlerinde üretilen verinin iki katma çıkması için 3,5 yıl geçmesi gerektiğini gösteriyordu. Yeni yayımlanan bir çalışma ise 2019 yılında sağlık hizmetlerinde üretilen tıbbi verinin her 73 günde bir iki katına ulaştığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla her geçen gün daha çok artan tıbbi verinin hekimlerimize yüklediği yükün farkındayız”dedi. Evren Biron, bu noktada yapay zekanın büyük olanaklar sağladığı söyledi: “Yapay zekanın getireceği yüksek standartlaşma görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinde verinin elde edilme aşamasından işlenip bilgiye dönüşmesi, raporlanması ve nihayet karar-sonuç aşamasına kadar tüm aşamalarında insan kaynaklı hata paylarının azalmasını sağlıyor. Ayrıca yönetebilir ve ölçülebilir daha çok sayısal sonuç elde edebileceğiz.” ‘Türkiye’de yapay zekâ kullanımı artacak’

Hedeflerinin gündelik görüntüleme ve laboratuvar hizmetlerinin yapay zekâ tarafından insan müdahalesi olmaksızın olabildiğince otomatik yapılması olduğunu belirten Biron,”Büyük verilerin işlenip analiz edilmesinin; temel çıktı ve beraberinde alınacak kararların yapay zekaya bırakılması hizmetlerde verimliği artacak. Tanının veya tedavinin gidişatını etkileyecek. Ayrıca deneyim gerektirdiği için hekimlerimize katma değeri yüksek daha kritik adımlarda onlara daha fazla değerlendirme zamanı sağlayarak sağlık sistemi üzerindeki yükü hafifletmeye katkı vereceğiz. Halihazırda Türkiye’de yapay zekanın görüntüleme ve laboratuvar alanında hali hazırda kullanılmaya başlandığını ve gelecek yıl bu kullanımının katlanarak artmış olduğunu örnekleriyle hastanelerde göreceğiz” diye konuştu.

İzmir Sağlık Müdürlüğü ve SBÜ Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen kongrede Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili çalışmalarını Sağlık Bakan Yardımcısı Dr.Şuayip Birinci anlattı. ‘Sağlıkta Dijital Dönüşümden Yapay Zekaya Geçişin Hikayesi’ başlıklı sunumunda Dr. Birinci, uygulamalarda amaçlarının sağlık sorunları ve karmaşık düzenlemelere karşı akılcı çözümler üretmek olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığında yapılan inovatif çalışmaların temel amacının toplam sağlık çıktısını iyileştirmek olduğunu belirten Dr.Şuayip Birinci, “Hastalar için kendi sağlığını yönetebilme, hekimler için teşhis ve tedavi süreçlerini daha verimli hale getirme, karar alıcılar için ise nitelikli ve rasyonel karar alma mekanizmalarını bu dönüşümle gerçekleştirmek istiyoruz. Böylece hem sağlık politikalarını sürdürebilir kılacağız hem de sistem ihraç edebileceğiz” diye konuştu.

2010 yılında uygulamaya konulan Merkezi Hekim Randevu Sistemiyle günlük 630 bin randevu verilirken, sisteme kayıtlı 46 bin hekim bulunduğunu kaydeden Bakan Yardımcısı Birinci, “2015 yılında e-Nabız Kişisel Sağlık Sistemini devreye aldık. Vatandaşlarımız buradan şimdiye kadar konulmuş tüm teşhislerini, tahlillerini, radyolojik görüntülerini, hastane ziyaretlerini, giyilebilir cihazlarından gelen günlük sağlık verilerini, ilaç ve hastalık raporlarını, aşı takvimlerini ve yapılan aşılarını görebiliyor, aile hekimlerini değiştirebiliyor, kalp krizi riskini hesaplayabiliyor ayrıca organ bağışı ve kan bağışı bildirimi yapabiliyor, içecekleri ilaç hatırlatmalarını kurabiliyor en yakın hastane, eczane gibi bilgilere erişebiliyor aldıkları sağlık hizmetine dair memnuniyetlerini sistem üzerinden beyan edebiliyorlar. Kapsamı itibariyle dünyanın alanın da en kapsamlı düşünülmüş kişisel sağlık kaydı sistemi olması, bireyden sağlık yöneticisine tüm sağlık sisteminin yönetimini kolaylaştıracak altyapıyı sunması projeye Dünya’nın en iyisi ünvanını getirdi. Şu an 16 milyonun üzerinde kullanıcımız var ve 4 milyon organın bağış bildirimi yapılmış durumda. Burada kadın vatandaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum, çünkü kullanım oranları yüzde 57 ile erkeklerin önündeler”dedi.